Kişiler arrow Mezunlarımız arrow
Mezunlarının Ağzından Boğaziçi

canbolatRenin Canbolat, 2011 

2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünü seçmemde okulun köklü geçmişi, güçlü kadrosu ve en başarılı öğrencilerin tercihi olması kadar işletme alanında bana dünya standartlarında bir eğitim vereceğine, çeşitli sosyal faaliyetler ve stajlarla kendimi geliştirmeme imkan sağlayacağına duyduğum inanç da etkili olmuştu. Mezuniyete yaklaştığım bu günlerde dönüp geriye baktığımda üniversite seçimimdeki bu kararımın hayatımda verdiğim en doğru kararlardan olduğunu içtenlikle söyleyebilirim.

Üniversiteye girdiğim ilk günlerden beri okulun beni en çok etkileyen yanı farklı görüşlere, farklı kültürlere, farklı düşüncelere saygı duymayı, onları bir zenginlik olarak görmeyi ve farklılıklardan yeni şeyler öğrenmeyi tüm öğrencilerine aşılayan kültürü oldu. Bu sayede dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakabilme, aynı fikirde olmadığım görüşleri de değerlendirebilme ve onların ışığında kendimi geliştirebilme yeteneği kazandım.

Bölümde bizlere iyi niyetle yaklaşan, kendileriyle barışık, gerek derslerle gerek kariyer planlarımızla ilgili görüşlerini ve deneyimlerini bizlerle paylaşmaktan çekinmeyen, alanında uzman öğretim görevlileriyle geçirdiğim dört yıl, ilgi duyduğum alanları keşfetmeme ve kendime bu yönde bir kariyer planı çizmeme büyük katkı sağladı. Farklı disiplinlerden aldığım derslerle kendimi sadece ilgi duyduğum alanda değil, onu destekleyen ve bana kültürel birikim kazandıracak diğer alanlarda da geliştirdim. Okulda öğrendiklerimin gerçek hayattaki uygulamalarını katıldığım proje yarışmaları ve Google, Merck, KPMG gibi şirketlerde yaptığım stajlarla pekiştirdim.

Okul süresince global şirketlerde staj yapan arkadaşlarım olduğu kadar, kendi işini kurmak isteyen ve bunu daha üniversite yıllarında başaran arkadaşlarım da oldu. Onlarla yaptığım sohbetler sırasında farklı vizyonları, farklı uygulamaları tanıma fırsatı bulduğum için, bir işletme öğrencisi olarak böylesine çeşitliliğin olduğu bir ortamda okumaktan her zaman mutluluk duydum. Kariyerimi master yaparak güçlendirme kararını verdiğimde, başvurduğum tüm üniversitelerden olumlu yanıtlar almamda Boğaziçi'nin dünya çapındaki akademik saygınlığı ve yukarıda bahsettiğim tüm özelliklerden oluşan birikimlerimin katkısı çok oldu. Önümüzdeki sene Imperial College'da yapacağım Strategic Marketing master'ında da Boğaziçi Üniversitesi'nde kazandığım değerlerin başarılı olmamda etkili olacağına eminim. Boğaziçi Üniversitesi'ne yeni girecek arkadaşlara hedeflerinde başarılar dilerim.

birbilenEkrem Serhat Birbilen, 2011

Düşündüğümde bütün arkadaşlarım gibi benim için de üniversite sınavı döneminin çok kritik bir dönem olduğunu hatırlıyorum. Üniversite sınavında başarılı olunca her şey bitiyor sanıyorduk ama onun ardından başlayan üniversite seçim dönemi de en az sınav dönemi kadar kritikti benim için. Seçtiğim okulun her yönüyle en iyisi olmasını istiyordum. Sosyal aktiviteler, beraber okuyacağım insanlar, mezun olduktan sonra iş bulma imkanı, eğitim ve hoca kalitesi benim için okul seçimindeki en önemli kriterlerdi. Bunların hepsine sahip olan tek bir okul vardı ki o da Boğaziçi Üniversitesi. Bu nedenle yaptığım seçimin şu an ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlıyorum.

Türkiye'nin en prestijli işletme bölümü olan Boğaziçi İşletme Bölümü'nde geçirdiğim 4 yıl benim için her alanda kendime bir şeyler katabildiğim bir dönem oldu. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulubü'nde gerçekleştirdiğimiz model projeler, Briç kulübünde dünya şampiyonu hocamızdan aldığımız dersler, Güney Kampüs-Bebek arasında geçirdiğimiz o ders dışı vakitler okul ve okul dışı sosyal hayatımın en güzel anlarıydı benim için. Fakat, bu sosyal hayatı geçirdiğim arkadaşlar da benim için çok önemliydi. Hepsi Türkiye'nin en zeki gençleri olan bu arkadaşlarla, zevklerimiz, fikirlerimiz birbirine çok güzel uyduğu için 4 yıl boyunca sahip olduğum bu arkadaşlar okul hayatını benim için çok daha anlamlı kıldılar.

Boğaziçi İşletme'nin sahip olduğu tek özellik güzel binası, manzarası ve öğrencileri değil tabii ki. Hocalarımız bence bölüm olarak sahip olduğumuz en önemli unsurlardan birisi. Her zaman iletişime açık, rahatça her şeyi paylaşabildiğimiz ve kendi alanlarında gerek akademik gerekse pratik olarak oldukça donanımlı olan hocalarımız bize sadece akademik bilgi vermedi, bizi her açıdan dünyayı takip eden ve yeniliklere açık bir yönetici adayı bakış açısıyla donattılar, günümüzde her yönetici adayının sahip olması gereken o küresel bakış açısını bizlere kazandırdılar.

Geçtiğimiz 4 yıl boyunda Boğaziçi bize farklı imkanlar da sundu. Özellikle yurtdışından birçok okulla sahip olduğu anlaşmaları dolayısıyla bize sunduğu öğrenci değişim programı imkanı benim için hayatımdaki en eğlenceli dönemlerden birini yaşamama sebep oldu. Paris'te bulunan ve Fransa'nın en önemli Grande Ecole'ü olan HEC Paris isimli okulda geçirdiğim bir sömestr benim için dünyanın her yanından arkadaşlar edinme, farklı bakış açıları tanıma imkanları sağladı ve ordaki arkadaşlardan onların farklı yaşamlarını dinleyerek, kendi geleceğimle ilgili daha iyi kararlar verebilmeme sebep oldu. Tabii ki değişim programı sürecince katıldığımız eğlenceler, geziler de bu güzel dönemi benim için daha güzel kıldı.

Üniversite eğitiminin amaçlarından birisi de okulu bitirince güzel bir işe ya da bir master programına kabul edilebilmek. İşte bu noktada yine Boğaziçi İşletmeli olmakla gurur duyduğumu söyleyebilirim. Yapmış olduğum üç başvurudan da hocalarımızın da yardımıyla kabul aldım ve sonrasında Türk Eğitim Vakfı yurtdışı bursunu birincilikle kazanarak yurtdışına gitmeye hak kazandım. Fakat, sonrasında hep hayal ettiğim ve çalışmak istediğim strateji danışmanlığı firması olan The Boston Consulting Group'tan aldığım teklif dolayısıyla iş hayatına girmeye karar verdim.

Eminim bizden sonra gelen dönemler de bizler gibi Boğaziçi İşletmeli olmanın gururunu tadacaklar ve bizim sahip olduğumuz bu güzel imkanlardan belki çok daha fazlasına sahip olacaklar. Boğaziçi İşletmeli olmak bir ayrıcalıktır ve ben bu ayrıcalığa sahip olduğum için gurur duyuyorum ve bu gururu her zaman taşıyacağım.

ozerenUmut Özeren, 2011 

Üniversite sınavımın sonucunu öğrendikten sonra, birçok öğrenci gibi geleceğime en iyi şekilde yön verme isteğindeydim. İlk başta Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nü tercih etme sebebim, tartışılmaz prestiji, kendi alanındaki liderliği ve sunduğu kariyer imkanları olmuştu. Fakat üniversitede öğrencilik hayatım ilerledikçe, profesyonel ve sosyal anlamda, bunlardan çok daha fazlasını sunduğunun farkına vardım: İşletmelerin farklı fonksiyonlarıyla alakalı dersler ve sosyal bilimler dersleri sayesinde, eşsiz bir dünya görüşü, analitik düşünme biçimi ve "çok yönlü bir işletmeci" nosyonu kazandıran, sunduğu nice yurtdışı değişim programlarıyla öğrencilerin vizyonlarını geliştirip, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla ilişkiler kurmasını sağlayan, sayısız şirkette farklı pozisyonlarda staj yapma olanağı tanıyarak, öğrencilerin mezun olmadan önce hangi sektörde ve fonksiyonda çalışmayı istediğinin farkına varmasına imkan tanıyan, ünlü kulüpleri, muazzam kampüsü ve sosyal etkinlikleri sayesinde birçok insanla ortak beğeniler ve uğraşlar ekseninde tanışma ve belki de hayat boyu sürecek ilişkiler kurma fırsatı sunan bir kurum Boğaziçi Üniversitesi.

Zeki, çalışkan ve aynı zamanda sosyal olmayı başaran insanlarla birlikte okuyarak, gerektiğinde dostluk, gerektiğinde rekabet ile sınırsız kişisel gelişim imkanları sunan bir kurum. Mezun olurken geriye baktığımda, aklıma bana kazandırdığı dostluklar, çimlerde veya "manzarada" geçen sayısız anım, bir profesyonel gibi düşünmemi sağlayan derslerim ve stajlarım, hocalarımın da yönlendirmesiyle kendime çizdiğim ve yavaş yavaş şekillenmeye başlayan kariyerim ve yıllar önce benim için yalnızca bir hayal olan dünyanın en iyi üniversitelerinden birine yüksek lisans için gitme imkanı sağlamış olması geliyor. 4 yıl önce vermiş olduğum kararın doğruluğunun farkına bir kez daha varıyorum. Bütün bunlar için hocalarıma, yöneticilerime, birlikte okuduğum öğrencilere ve yıllardır bu kültürün oluşmasını sağlamış Boğaziçi Üniversitesi mensuplarına teşekkür ederim.

 

E&MBA Platformu 

emba-logoProf. Dr. Güven Alpay ve Prof. Dr. Özer Ertuna önderliğindeki bir mezun toplantısında, mezunlardan oluşan bir ekip Boğaziçi Üniversitesi “Executive MBA, Yönetici İşletme Master’ı” ve “MBA, İşletme Master’ı” mezunlarını içeren bir kulüp kurmak üzere, 2006 sonunda gönüllü bazda görev aldı. Bu hocalarımızın yanısıra Prof. Dr. Ayşegül Toker, Executive MBA ofisi, BÜMED Yönetimi ve Sekretaryası (Sn. Şükrü Ergün, Sn. İrfan Önel) ve Boğaziçi Üniversitesi’nin de destekleri ile platform şekillendi.

 

Platformun lansman toplantısı 13 Mart 2008 tarihinde Rektörümüz Sn. Ayşe Soysal’ın eşliğinde, key-note konuşmacımız Sn. Burhan Karaçam’ın katılımı ile gerçekleştirdi. Lansman sunumu için tıklayınız.

E&MBA platformu, işletme master derecelerini Boğaziçi Üniversitesi’nde yapmış veya yapmakta olan kişileri içermektedir ve Dr. Uğur Tandoğan orkestratörlüğündeki 3 Mayıs tarihli oluşum çalıştayında belirlenen çerçevede çalışmalarına başlamıştır.


Ayrıntılı bilgi için:

Esra Yalçıntepe

Tel: +90 (212) 359 5835

e-mail: Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.